Avrupa, Trump’ın ABD silah sistemlerine yönelik risklerden korkuyor. Uzun zamandır Amerikan savunma ihracatına bağlı olan müttefikler, Washington desteğine bağlı yazılım ve donanımlar nedeniyle pişman
16 Mart 2025 Uyananinsan.com
Şöyle bir senarup düşünün: uzun zamandır ABD’nin müttefiki olan bir ülke, Amerikan destekli askeri uçak filolarının yardımıyla ölümcül bir isyanı uzak tuttu. ABD dış politikası aniden değiştiğinde uçaklar kalır — ancak müteahhitler, yedek parçalar ve çok ihtiyaç duyulan yazılım güncellemeleri aniden ortadan kaybolur. Birkaç hafta içinde uçakların yarısından fazlası yere indirilir. Dört ay sonra başkent isyancıların eline geçer. Aslında bu hayali gibi görünen senaryo, 2021’de Afganistan’ın yaşadıklarıydı.
Buna benzer bir durum farklı biçimde de olsa Avrupa’daki ABD müttefiklerini korkusu. ABD’nin Ukrayna’ya askeri desteğini aniden Rusya’ya doğru kesmesiyle, birçok Avrupa hükümeti, silahlarının işlevini sürdürmesi için onları Washington’a bağımlı bırakan onlarca yıllık ABD silah alımları için pişmanlık duyuyor. Avrupa devletleri “bize de aynısını yapar mı” diye korkuyorlar. Amerika, 2019 ile 2023 yılları arasında Avrupa’nın savunma ekipmanı ithalatının yarısından fazlasını karşıladı.
F-35’lerin üzerinde uçak ve silah sistemlerini hareketsiz hale getirecek Washington’dan basılacak uzaktan kumanda düğmesi bulunup bulunmadığı Avrupa’da ciddi bir tartışma konusu. Ancak uygulamada, gelişmiş savaş uçakları ve füzesavar sistemleri, gelişmiş insansız hava araçları ve erken uyarı uçakları gibi diğer sofistike silahların ABD yedek parçalarına ve yazılım güncellemelerine Avrupa’nın ne kadar bağımlı olduğu göz önüne alındığında, bundan bile daha kötü bir durum ortaya çıkmakta. Avrupa orduları, iletişim desteği, elektronik savaş desteği ve herhangi bir ciddi çatışmada mühimmat ikmali için büyük ölçüde ABD’ye bağımlı.
Trump, Danimarka krallığı içinde özerk bir bölge olan Grönland’ı satın alma veya devralma niyetini defalarca dile getirdi. Arktika’nın stratejik önemine atıfta bulunan Danimarkalı bakanlar, adayı güçlendirmeye çalışacaklarını, potansiyel olarak ABD’den satın alınan F-35 savaş uçaklarını barındıracak bir havaalanı pistini genişleteceklerini belirttiler. Ancak, bu özel görev için, bu jetler neredeyse işe yaramaz olabilir. Danimarka’nın Grönland’ı korumak için F-35 göndermesinin ABD istemezse F-35’ler uçmayacağına göre anlamı da olmayacaktır. Avrupa’nın gelişmiş savaş uçaklarının yarısından fazlası —özellikle F-35 ve F-16— ABD’den satın alınıyor.
Günümüzde savaş uçağı demek yazılım demek. Hiçbir ABD müttefiki, yazılımın kaynak koduna tam erişime sahip değil. İsviçre savunma bakanlığı, ABD’nin uçak üzerindeki etkisiyle ilgili sorularla karşılaştıktan sonra yakın zamanda F-35’inin “otonom” olarak kullanılabileceğini vurguladı. Ancak hiçbir gelişmiş batı savaş uçağının ABD’nin güvenli veri iletişim sistemlerinden ve GPS uydu navigasyonundan -Avrupalı üreticiler tarafından yapılanlar bile- tamamen bağımsız olmadığını ekledi.
Birçok Avrupa ülkesi, ABD’nin sağladığı uydu iletişim bağlantıları ve yazılım desteğine dayanan General Atomics tarafından yapılan ABD Reaper insansız hava aracını kullanıyor. İtalya ve Fransa, insansız hava araçlarını füzelerle donatmak için uzun bir ABD izin sürecine ihtiyaç duydu. Avrupa başkentlerindeki endişe, belirli silah sistemleriyle ilgili değil, ABD’nin savaş uçaklarından, helikopterlerine ve hava savunma sistemlerine kadar her türlü platformda iletişim desteğini ve bilgi paylaşımını geri çekme potansiyeliyle ilgili.
Bu arada, belirsizliğin başlıca kurbanı, Avrupa müşterilerinden ziyade ABD silah endüstrisi olma olasılığı daha yüksek. ABD savunma şirketleri, uzun zamandır Washington’ın lehine olan şemsiye güvenliği garantisini, savaş uçakları gibi daha büyük masraflı ürünleri için bir pazarlama aracı olarak kullanıyor. ABD’nin desteği kesmeye istekli olması satışlarını da bitirecek.
Amerika’nın önde gelen savunma şirketlerinin hisse değerleri, Trump’ın Beyaz Saray’a dönüşünden bu yana patlama yaşayan Avrupalı rakiplerinin hisselerinin epey gerisinde kaldı. Bunun nedeni Avrupa’nın daha bağımsız bir yaklaşım benimsemeye başlayacağını, ABD silahlarını daha az alacağını bekleyenlerin çoğunlukta olması.
Türkiye başından beri F-35 savaş uçaklarının üretim projesi içindeydi. Pek çok bölümünü Türkiye’nin yaptığı uçakların kalkıp kalkmayacaklarını Washington’dan belirleneceği, İsrail, Yunanistan veya ABD’nin kendisiyle bir çatışma halinde uçakların çalışmayacağını anladıktan sonra bunlardan vazgeçmeye çalıştı. Bunun için S-400 alımlarına başladı. Pek çok kez ABD bundan geri dönüş olabileceğini F-35’şeri yollayabileceğini ifade etse de Türkiye S-400 bahanesiyle F-35’lerden kurtulmuş oldu. Ancak projede yer alarak bilgisini geliştirdi.
Bir açıdan bakıldığında Avrupalıların yeni gördükleri ABD’nin güvenilmez olduğu gerçeğini Türkiye 1974 Kıbrıs Barış Harekatı ardından anlamış ve ASELSAN, ROKETSAN gibi şirketlerle kendi ihtiyaçlarını üretmeye başlamıştı.
Not: Bu yazıda İngiliz Financial Times ve Alman Bild gazetelerinin yorumlarından yararlanılmıştır.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.