Güney Afrika’dan bağımsızlık mücadelesine öncülük eden Namibya’nın kucucu lideri Sam Nujoma hayatını kaybetti. Prof. Dr. Kutluk Özgüven yazıyor.
10 Şubat 2025 Kutluk Özgüven
Namibya’nın kurtuluş savaşının lideri Sam Nujoma hayatını kaybetti. Ülkenin kurucusu, Güney Afrika’dan bağımsızlık mücadelesine öncülük etmiş, 15 yıl boyunca ülkenin ilk cumhurbaşkanı olarak hüküm sürmüştü. 1990 yılında Namibya’yı Güney Afrika işgalinden bağımsızlığa götüren istiklal savaşınınn lideri Sam Nujoma’nın 95 yaşında öldüğü Windhoek’te (vindhuk) hastanede öldüğü kamuoyuna mevcut Namibya cumhurbaşkanı Nangolo Mbumba tarafından açıklandı.
Taziye yollayanlar arasında Nujoma’nın ölümünü öğrendiğinde derinden üzüldüğünü söyleyen eski sömürgeci İngilizlerin Kralı 3. Charles, Nujoma’nın tarihe katkısının “muazzam” olduğunu söyleyerek özgürlük ve demokrasiye olan ömür boyu bağlılığının ilham verici olduğunu ifade etmiş. Ülkesinde, Almanya’nın 1884-1918 arası sömürge yönetimindeki soykırımlar, İngiliz sömürgeciliği ve Güney Afrika’dan bağımsızlık için verilen acımasız bir savaştan sonra ülkesini demokrasiye ve istikrara yönlendiren bir kurucu devlet adamı olarak görülüyordu.
1970 ve 1980’li yıllarda Güney Batı Afrika Halk Örgütü SWAPO silahlı mücadele vererek ülkeyi işgal eden ırkçı Güney Afrika beya yönetimine karşı savunmuştu. Güney Afrika’dan Nelson Mandela, Zimbabve’den Robert Mugabe, Zambiya’dan Kenneth Kaunda ve Mozambik’ten Samora Machel gibi ülkelerini sömürge veya beyaz azınlık yönetiminden çıkaran bir nesil Afrika liderinin sonuncusuydu. Güney Afrika Devlet Başkanı F. W. de Klerk 1990’da bağımsızlık töreni sırasında Namibya’yı Namibya Devlet Başkanı Sam Nujoma’ya devretmişti.
O dönemde henüz 21 yaşında olmama rağmen yeni kurulan Namibya devleti tarafından bu törene resmi bir mektupla ben de şahsen davet edilmiştim. Bunun nedeni üniversite öğrencilik yıllarımda Güney Afrika sömürgeci işgaline karşı Namibya’nın kurtuluşu için Avrupa’da para toplamak amaçlı kültürel faaliyetlerde bulunmamdı. Kuruluş törenine o dönemde THY’nin Sahra ötesi Afrika’ya hiçbir uçuşu olmadığı ve ancak Batılı ülkeler vasıtasıyla uzun vize işlemleriyle gidebilecek olmamdı.
O dönemde Türkiye Afrika kıtasından tamamen yalıtılmış haldeydi. Bugün ise 50-60 noktaya düzenli uçuşlar yapılıyor, hemen her Afrika ülkesinde elçilik var, çok sayıda Yunus Emre ve TİKA temsilciliği bulunuyor, ticaret ve savunma uzmanları çalışmalar yapıyor. Tabii FETÖ kalıntıları da yapışmış duruyor, devlet bunları kazımak için hala mücadele veriyor. Ancak Türkiye Afrika’da gücünü hızla artırıyor, iç savaşları sonlandırıyor, kovulan Fransa’dan geriye kalan askeri üslere kendi yerleşiyor, merkezi devletleri ve barışı destekliyor.
Sam Nujoma iyi bir adamdı. Marksist olmasına rağmen başka özgürlük liderleri gibi sert bir diktatörlük kurmadı. Diğer bazı Afrika liderleri gibi ülkesini kendisine tapınılması için resimlerle ve heykellerle donatmadı. Mandela’nın etkisinde, bağışlayıcı oldu, pek çok yakının öldürmüş beyazları da yönetime kattı, pragmatik bir yaklaşım izledi.
Ancak Nujoma Batı emperyalizmini yakından biliyordu. AIDS’in insan yapımı adeta biyolojik bir silah olarak Afrika’yı zayıflatmak için kullanıldığına inandı. Sert biçimde artık küresel bir sömürü aracı haline gelmiş eşcinselliği “yabancı ve yozlaşmış bir ideoloji” olarak nitelendiregelmekteydi.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.