14 Eylül’de toplanan İİT-Arap Birliği ortak zirvesinden Siyonist rejime karşı yine boş laflar ve eylemsizlik sonucu çıktı
15 Eylül 2025 Ali Ulvi Altınsoy
Her gün 100 Müslüman sivilin soykırımcı Yahudi devletyi tarafından öldürülmesine son yapılan İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Birliği ortak zirvesinden çıkan mesajlar, daha önce iki yıldır olduğu gibi gülünç nitelikte, etkisiz ve sadece ülke kamuoylarını aldatma amaçlı.
Katil rejime karşı fiili savaş veren yegane ülke olan İran’ın ısrarlı davetine rağmen diğer ülkeler pasif kalmayı tercih ettiler. Siyonist saldırganlarla savaşan diğer ülke olan Yemen’in ülkenin ezici çoğunluğunu kontrol eden merkezi hükümetinin uluslararası zirvelere katılmasına izin verilmiyor, onun yerine BM tarafından tanınan Batı yanlısı eski hükümeti geliyor. Türkiye’de Netanyahu rejimine genelde sert sözler söylemekle yetiniyor. Siyonist devletle yakın olan Arnavutluk, Azerbaycan, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Fas gibi ülkeler ise genelde Tel Aviv’in bu örgütlerdeki gözü kulağı oluyorlar.
İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT)-Arap Birliği Olağanüstü Ortak Zirvesi’nde işgalci rejimin Katar’a saldırısı kınanarak, yeni bir fiili durumu dayatma planlarına karşı durulması ve bununla mücadele edilmesi gerektiği ifade edildi. Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen İİT – Arap Birliği Olağanüstü Ortak Zirvesi’nin sonuç bildirisinde, “İsrail’in, Katar’ın başkenti Doha’da düzenlediği korkakça ve yasa dışı saldırıyı en şiddetli şekilde kınıyoruz. Bunun tüm Arap ve İslam devletlerine karşı bir saldırı olduğunu teyit ediyoruz” ifadelerine yer verildi.
Netanyahu rejimi son bir yılda Filistin, Lübnan, Suriye, Yemen, İran, Katar’a olmak üzere 6 ülkeye doğrudan ve açıkça üstlenerek saldırıda bulundu. Buna rağmen diğer İslam ükeleri sıranın kendisine gelmeyeceğini umarak kınama mesajlarıyla yetiniyorlar. Oysa 52 İslam ülkesi pekala Suriye’de ve Doğu Aldeniz’de, caydırmak amacıyla ortak askeri tatbikat düzenleyebilirler. İki yıldır bu yönde bir hareket bir yana yasadışı rejimle ticaret bile kesilmedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan İİT ve Arap Ligi Olağanüstü Ortak Zirvesi’nde yoğun diplomasi trafiği
Liderler, Doha’daki Arap-İslam zirvesinde soykırımcı ülkenin saldırıları ve yayılmacılığına karşı mesajlar vermeye devam etti. Birleşmiş Milletler Şartı uyarınca Yahudi devletinin saldırısına yanıt vermek için attığı tüm adımlarda Katar’ın yanında olunacağı mesajı verilen bildiride, Siyonist rejimin Katar’ı veya herhangi bir Arap ya da İslam ülkesini tekrar hedef alabileceği yönündeki tehditleri kesin olarak reddedildi.
Katar’a saldırının egemenliğin açık ihlali ve bölgesel barışa karşı ciddi tehdit olarak görüldüğü belirtilen bildiride, Katar’ın bu saldırganlığı göğüslemesinde ortak destek mesajı paylaşıldı. Bildiride, “İsrail’in bölgede yeni bir fiili durumu dayatma planlarına karşı durulması ve bunlarla mücadele edilmesi gerektiğini tekrar ediyoruz.” ifadesi kullanıldı. Rejimin Filistin halkını 1967’den bu yana işgal altında tuttuğu topraklarından çıkarma girişimleri insanlığa karşı suç, uluslararası hukukun ihlali ve reddedilen bir etnik temizlik politikası olarak nitelendirildi. Abluka, açlığın silah olarak kullanılması ve insani yardımdan mahrum bırakma gibi yöntemlerin savaş suçu olduğuna dikkat çekilerek uluslararası topluma acil eylem çağrısı yapıldı.
Siyonist ordu 9 Eylül’de Doha’da Hamas müzakere heyetinin bulunduğu binaya savaş uçaklarıyla saldırı düzenlemişti. Hamas’ın lider kadrosunun kurtulduğu saldırıda, Hamas Siyasi Büro üyesi Halil el-Hayye’nin oğlu ile 4 Hamas mensubu ve bir Katar polisi olmak üzere 6 kişi yaşamını yitirmişti. Netanyahu ise 10 Eylül’de yaptığı açıklamada, Katar’a, “Ya onları sınır dışı edersiniz ya da adalete teslim edersiniz. Bunu yapmazsanız, biz yapacağız.” ifadeleriyle yeni saldırı tehdidinde bulunmuştu. Netanyahu kendi ülkesinde Katar’dan rüşvet almaktan yargılanıyor.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.