Türkiye'de aşı baskısı artıyor

Dünyada aşıların salgını engellemediği net olarak rakamlarla ortaya çıkarken Türkiye'de hükümet aşılama konusunda fiili zorlamalara yöneliyor.

Türkiye'de aşı baskısı artıyor
Eğitim, toplu taşıma ve konserlerde PCR zorunluluğu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dün televizyondan yaptığı açıklamada hükümetin Türkiye'de 85 milyona yakın doz yapılan aşının daha da yaygınlaştırılması için bir dizi yaptırımlar aldığı açıklandı. Aşıya doğru yönelteceği ümid edilen bezdirme amaçlı önlemlere göre aşı yaptırmayanlar haftada iki kez hastanelere gidip Covid-19 PCR testi yaptıracaklar. Eğitim sektöründeki her çalışan, şehirlerarası vasıta yolcuları ve konserlere katılanlardan zorunlu test sonuçları istenecek. Testlerin ücretli olup olmayacağı açıklanmadı.

Üniversite öğrencilerine aşı zorlaması

Bu arada bütün üniversite öğrencileri ya aşı olacak ya da haftada iki kez PCR testi yapacak. Bu testleri yaptırmayan ya da aşı olmayan öğrenciler kampüslere alınmayacak, derslere devamı engellenecek. Öğrencilerin haftada iki kez hastanelerde test yaptırmak yerine aşı olması beklentiler arasında.

Testler konusunda tartışmalar var

PCR Testi Covid-19 hastalığı virüslerinin taşınıp taşınmadığı konusunda bir tanı yöntemi. Ancak testin güvenilirliği konusunda ciddi şüpheler bulunmakta. Testlerde döngü sayısı artırılınca pozitif çıkma ihtimali artıyor. Test diğer hastalıkları da Covid-19 olarak tanıyabiliyor; hastalık taşıyanların negatif, talımayanların pozitif çıkma ihtimali bulunuyor. Göğüs hastalıkları alanında dünyaca tanınmış bir uzman olan Prof. Dr. Serhat Fındık, PCR testlerinin güvenli olmadığı, aşıların ise henüz Faz-3 çalışmaları tamamlanmadığından özellikle gençler üzerinde beklenmedik tehlikeler taşıyabileceğini belirtiyor.

Bunun yanısıra PCR testleri için haftada iki kez uzun kuyruklar olan hastanelere gitmek için iş yerinden izin alınması pratikte uygulanabilir görünmüyor. Bu nedenle insanların mecburen aşı yaptırmayı kabul edecekleri düşünülüyor.

Aşılar enfeksiyonu engellemiyor. Amerika'da yapılan çalışmalarda ası yaptıranlarla yaptırmayanların aynı sayıda virüs taşıdıkları saptandı. Aşının yararı virüsü taşıyanların hastalığı çok daha hafif geçirmesi, Sağlık Bakanlığı'na ve devlet bütçesine olan yükün azalması, can kayıplarının alt düzeye düşürülmesi. Ancak bu düşünce de doğru değil. 

Aşı yaklaşımındaki sorunlar

Aşılar arttıkça ortaya yeni sorunlar çıkıyor. Birincisi aşı yaptıranların hastalığı geride bıraktığı yanılgısı sonucu önlemleri de çoğu zaman terk etmesi. Bunun sonucunda hastalık aşının yanlış psikolojik rehavetiyle daha da hızlı yayılıyor.

İkinci sorun, aşının etki süresinin üç ay gibi kısa sürelerde azalması. Aşı yaptıranların üç ay sonra ikinci doz, altı ay sonra üçüncü doz, dokuz ay sonra dördüncü doz alması, yaşam boyu aşı bağımlısı olması kaçınılmaz.

Üçüncü sorun aşıların yeni varyantlara karşı etkisizliği. Sinovac'ın Delta varyantında etkisi yokken, BioNTech Delta varyantına üçte bir oranlarında koruma getiriyor. Bu sorun nedeniyle BioNTech dağıtımcısı Pfizer, üç ay içinde Delta'ya uyumlu yeni bir aşı planlandığını bildirdi.

Dördüncü sorun da aşı stratejisinin, "hastalık yayılsın, virüs bulaşmasın ama kişileri hastaneye düşürmesin" Hindistan zihniyetinin, korkutucu varyantların ortaya çıkmasına neden olması. Varyantlar, farklı vürüs varyantlarının ve mutasyonlarının aynı bedende karışmasıyla ortaya çıkıyor. Toplum virüsü taşıyıp hasta olmasa da bir sonraki dönemde yeni çıkacak varyantlarla yine, hem de daha fazla hasta olacak ve pandemi asla sona ermeyeceği endişesi uzmanlarca dile getiriliyor.