On kral, bir imparatorla benzer Türkiye tarihi

On kral, bir imparatorla benzer Türkiye tarihi

Malezya bir çoğumuzun bir dönem ‘’Malezya Modeli’’ söylemiyle adını duyduğumuz uzaklardaki bir ülke. Kendine has tarihi yüzünden on krallığın birleşimi ile kurulmuş, zengin, müreffeh, turizmi gelişmiş, kendi arabasını yapabilecek kadar gelişkin sanayisi olan, petrol, doğal gaz sayesinde de belirli bir refaha ulaşmış sembol ülke. On kralın federal yapı içerisinde dönüşümlü devlet başkanlığı yaptığı alışık olmadığımız bir devlet yapılanması.

Ama her şey o kadar da kolay olmamış. Etnik yapısındaki çeşitlilik nedeniyle yüzde altmış civarı Malay olan Müslüman halk, sömürge döneminde kendi ülkesinde parya durumuna düşmüş. Azınlık olmasına rağmen Budist ve Hristiyan Çinlilere verilen haklar, yönetimde söz sahibi olmaları yetmezmiş gibi bağımsızlık sürecinde bu azınlıklar sömürgecilerden yana olmuş.

En nihayetinde ülke bağımsızlığa kavuştuktan bir müddet sonra çok temel bir hamle yapmışlar. Çoğunluk Malay Müslümanlar ‘’Bumiputra’’ olarak adlandırılmış. Bu kesim vergiden muaf tutulmuş, üniversitelere sınavsız ve ücretsiz gitmiş, devlet yönetiminde önemli noktalara sadece bunlar getirilmiş. Benzer haklar Hintli Müslümanlara da tanınmış.

Britanya sömürgesinden kurtuluş esnasında sömürgecilerden yana olan Hristiyan ve Budist Çinliler ile diğer etnik gruplara ise bu haklar tanınmamış. Ülkede yaşamanın bedeli olarak, vergi vermeleri ve yüksek eğitim gibi hizmetler alacakları zaman ücret ödemeleri istenmiş.

Tabii ki her toplumun yaşadığı tarihi süreçler birbirinden farklı olduğu için toplum yapılarının ve o toplumların organize ettiği devlet yapılanmalarının da birbirinden farklı olması normal. Fakat Malezya’nın tarihine baktığımızda özgürlük mücadelesinde benzerlikler olsa da mücadele sonucunda ortaya çıkan durum, Türkiye’nin mücadelesi sonucunda ortaya çıkan duruma bir ayna görüntüsüne sahip.

İşte bize tersinden kısa bir Türkiye tarihi. Ama biz hiç müstemleke olmadık, önemli olan da bu...