Modern Paralar ve Zaman

Allah (cc) bir çok ayette iktisatlı olmayı emreder. Biz günlük hayatta bunu idareli olmak, geçimli olmak, oturaklı olmak gibi ifadelerle altını çizerek kullanırız. Çünkü; iktisat kavramı, anlam genişliği yüksek bir kavramdır. İktisat kavramının istikameti, ölçülü olmayı amaçlar. İktisat, ne bir eksikliği ne de bir fazla olmayı kabul etmez. Varlığın bütünlüğü değerindeki tamlığı esas alır.

Modern Paralar ve Zaman

Bu bakımdan, her bir insan iktisatlı olmak zorundadır. İktisatlı olmak, bir şeyi olması gerektiği ölçüde kullanmak, değerlendirmek anlamına gelir.

Bir şey; hem kullanılıp, hem de nasıl değerli hale gelebilir?

Böyle bir soruya verilecek cevabın hikmetini; belki de iktisatlı (muktesit) olanlar anlayabileceklerdir.

Bu noktada başka bir soru daha akla geliyor.

Peki; iktisatlı mıyız? Her şeyi olması gerektiği ölçüde mi kullanıyoruz?

Tabi, birbirinden çok farklı kişisel cevaplar olabilir. Herkesin kendi kişisel değer ölçüleri doğrultusunda cevapları olacaktır. İnsan, iktisadi sorumluluk alanı içerisinde, sahip olduğu parasını ve malını istediği gibi kullanabilir.   

Para, mal, hizmet ya da sözlü/yazılı taahhüt gibi ticarete konu olabilecek tüm değer ve faaliyetler için kullanılan yöntemler temiz olmalıdır. Kısaca; adına mal, hizmet, söz/taahhüt, akit/kayıt denen tüm değerler parasal karşılıkları olduğu sürece özünde paradır. Paranın kendisi gibi değer görür. Biz bu değere paraya konu olan değer diyoruz. Dolayısıyla; bu değerler genel manada parayı temsil eder. Paranın temsili olan tüm unsurlar da iktisaden paranın sağlamlığının ölçüsü olmuştur.

Fakat günümüzde kullanılan paranın sağlamlığıyla ilgili görüşlerin net olmaması, belli ölçüde hakim olan belirsizliğin nedenlerinde para ile zaman arasındaki ilişkiyi görüyoruz.

Merkez bankaları ve ticari bankaların ürettiği paraların zamanı hedef noktasına koymasının nedenleri nelerdir?

Sadece; bankaların ürettikleri paralar değil, yeni nesil "coin" paraların da hedefinde dinamik "zaman" olgusu vardır. Tüm değerlemeler zamana göre ölçümlenerek oluşturulmaktadır. Zamanın ileri yönlü hareketi, zamanın sürekliliği, mevcut parasal kurguyu (sistemi) icat eden küresel akla ilham kaynağı olmuş gibi… Zaman hızlıca akıp giderken, üretmiş oldukları paralar da tükenmeliydi. Tükenmeliydi ki yenilerine ihtiyaç duyulsun. Zaman ve ihtiyaçlar arasındaki ekonomik bağ, finansal güce dönüşebilsin.

Günümüz yeni nesil "coin"lerin de zaman baskısı üzerinden üretimi söz konusudur.

Dönüşebildi mi?

Bu bağlamda bir dönüşüm gerçekleşti tabi. Farklı fraksiyonda ise bu süreç hala devam ediyor. Para ve zaman ilişkisi banknot paraların seri üretimiyle birlikte hayatın genel kuralları içinde kabul görmeye başlamıştır. Basılan her banknot, alım gücüne vurulan bir miktar darbe olarak hissedilmiştir. Basılan, basıldıktan sonra kesinlikle tüketilmeyen bu paralar, bir süre sonra insana yetmemeye başlıyor.

Neden?

Paranın bankacılık sistemi üzerinden pazara girmesi "Borç" şeklinde gerçekleşiyor. Esnaf, tüccar, müteahhit, iş adamı paraya ihtiyaç duyduğunda bankalara borç/kredi talep ederek paraya ulaşabiliyor. İhtiyacı olan parayı bu şekilde temin ettikten sonra, ona biçilen geri ödeme koşullarını kabul ediyor.

Nedir bu kabul edilen şart?

Tabi ki faizdir. İhtiyacı karşılar miktar para ile birlikte bu miktarın zamana göre faiz hesabı yapılıp, faizle birlikte ödenecek miktar belirleniyor. Böylece borçlu kimseye; banknotların pazar payından daha fazla geri ödeme çıkıyor.

Bu durumda sistemdeki tüm paraların banknot basımını yapan merkez bankalarına geri ödeme yapabilmek mümkün olabilir mi?

Hayır. Kesinlikle ödenemez.

Buna, ister banknot olarak, isterse elektronik (mevduat) olarak para yetiştirebilmek mümkün değildir. Paranın basımında, yetki ve belli bir kota söz konusuyken, borçlanma/parasal genişlemenin ucu açıktır.

 

Notlar:

*Merkez bankalarının dışında para basma yetkisine sahip başka her hangi kurum ya da kuruluş yoktur.

*Türkiye'de para basma yetkisi TBMM'ye aittir. TBMM, banknot basma imtiyazını süresiz olarak Merkez Bankasına devretmiştir.

*Basılı paralar, piyasaya borçsuz girmez. Girişimci ya da devletler paraya; anapara artı faizliyle birlikte geri ödeme şartı ile ulaşabiliyor.