İlk Köşe Yazım

İlk Köşe Yazım

İlk Köşe Yazım

Cihân-ârâ cihân içindedür arayı bilmezler
O mâhîler ki deryâ içredür deryâyı bilmezler.”

Hayalî

Anlamı:” Cihânı süsleyen Allah, cihânın içindedir. Onu aramayı bilmezler.

 O balıklar ki denizin içindedir, denizi bilmezler.”

Yukarıda paylaşmış olduğumuz beyit anlam itibari ile insanın Yaratıcısına giden yolda takındığı tavrı ifade etmektedir. Yani insan kıymet ve paha noktasında vefasız bir varlıktır. Bu çerçeveden yola çıkarak insanın yaratıcısına bu denli vefasız olması kendi toplumuna veya dostlarına,akrabalarına daha farklı açılımla değerlerine vafasız olması sanki kodlarına yerleştirilmiş bir imtihan vesilesidir. Kim bu çerçevede vefalı olursa imthanı geçer her kim vefasız olursa kaybeder.

Saymış olduğum insanın vefalı olması gereken maddelerden “Değer” mevsuzuna yaşamış olduğum örnekle temas etmek istiyorum.

2009’lu yıllarda Kahramanmaraş’tan Karadeniz’in incisi Rize’ye ilahiyat okumak için gittim.Rize kendisi küçük ama etkisi çok büyük bir ildir. Maneviyat ve değerlerimize sahip çıkma açısından beni ziyadesiyle yetiştiren sokaklarında manevi dokuyu yüreğinizin en iç merkezinde hissettiğiniz topraklardır.

Doku itibari ile Anadolu’nun kıymetli rahiyasını alırsınız. Ancak bu o şehirde veya Kahramanmaraş’ta yaşarken hissetseniz bile idrakına varamadığımız bir pahaymış. Nasıl olsa bu ezan okunuyor, nasıl olsa burada müslümanlar namaz kılıyor, nasıl olsa yapan bir toplum var diye kendi iç sesimizi ve vicdanımızı rahatlattığımız o değerlerimiz var ya işte o değerlerin çok önemli görülmediği bölgelere geçtiğim zaman o bölgelerde bunların azlığı beni rahatsız etmişti..Aslında geçmiş’te yaşadığım bölgelerin bu vatanın manevi dinamikleri olduklarını anlamama vesile olmuştu. Eski dönemlerde sıradan gelen bir değer gözümde çok başkalaşmıştı.Bu değerler ile biz farklıymışız.

Biz değerlerimizin içinde yaşarken hakikaten kıymet bilmeyen bir nesiliz. Nureddin Topçu şöyle söylerdi: “Konuştuğumuz kelimeler ne kadar yerli ise o kadar milliyiz,ancak bizler bu konuda yetim kalmış bir nesiliz”

Uzaklaştığımız zaman gurbete çıtığımız zaman bu toprakların ehemmiyeti kor olur düşer yüreğimize.Avrupa’da yaşan gurbetçiler en iyi şekilde anlar ne demek istediğimi. Bir sokakta ezan sesi duymak veya alnı secdeli gençleri camilerde görmek bunlar bize sıradan gelebilir. Ancak bunlar artık bu ükenin bile bazı bölgelerinde olağan üstü bir durum gibi algılanıyor. Yavaş yavaş kaybediyoruz bizde ki bizi. Tamamını kaybetmeden farkına varmamız arzusu ile...