Aliya'nın ardından

Bosna Hersek kurucu cumhurbaşkanı Aliya İzetbegoviç'in ölüm yıldönümü.

Aliya'nın ardından
Allah yolunda bir ömür

Bosna-Hersek'in kurucusu ve eski cumhurbaşkanı Alija Izetbegović (Aliya İzetbegoviç) ölümünün 18. yılında rahmetle anılıyor. İzetbegoviç 1992-1995 Bosna soykırımı sırasında ülkesini yok olmaktan, halkı tamamen katledilmekten kurtarmış, ülkesinin ilk cumhurbaşkanı olarak 2003'te ölene kadar hizmet etmişti.

Hapisler yıldıramadı

Aliya İzetbegoviç 1925'te Bosna'daki bey ailelerinden birinde Saraybosna'da dünyaya geldi. Yugoslavya'daki İslam düşmanı siyasetlere karşı Genç Müslümanlar hareketini kurdu. Hapse atıldı. Ardından hukuk okuyup avukatlık hayatına girdi. Ancak sürekli Komünist rejim tarafından tehlike olarak görüldü. Yayınladığı manifesto ve Doğuyla Batı Arasında İslam kitapları Yugoslavya'da Müslüman kimliğinin yeniden oluşmasında önemli yeri oldu.

Sırpların güdümündeki Yugoslavya,  Sovyetler Birliği'nin ve Komünizmin çökmesi ardından dağılırken Demokratik Hareket Partisi SDA'yı kuran İzetbegoviç ve arkadaşları, Boşnak Müslümanlar bütün ülkede yayıldığından ve en çok darbeyi yiyeceklerinden bunu geciktirmeye çalıştılar. Ancak 1991'de imzalanan Maastricht anlaşmasında İngiltere'ye para birliğine girmeme karşılığında Almanya eski müttefikleri Slovenya ve Hırvatistan'ın bağımsızlığını kabul ettirdi. Bu durumda ülke dağılınca Aliya yönetimindeki Bosna da bağımsızlık ilan etti.

Avrupa ortasında soykırım

Belgrad'daki eski Komünist yeni Faşist Slobodan Miloseviç yönetimi önce Hırvatistan Vukovar ve Dubrovnik'te ardından Bosna-Hersek'te askeri harekata girişti. Bosna'da İsrail tarafından finanse edilip eğitilmiş Kızılyıldız futbol fanatiklerinden oluşan Zeljko Raznatović katliam timleri, Vojslav Šešelj paramiliter gruplar başta, 1992'de Priyedor, Vişegrad, Foça, Banya Luka'dan başlayan bir soykırım dalgası yayıldı. İkiyüzbin Müslüman öldürüldü, yüzbinlerce kişi sakat kaldı, işkence ve tecavüz sonucu kendi canına kıyanlar oldu. Saraybosna 3 yıl boyunca elektriksiz, kömürsüz, benzinsiz bombardıman altında kuşatıldı.

İzetbegoviç yönetimi, gerek ülkenin de Osmanlı İmparatorluğunun da en uç noktası olan Bihaç şehrini savunan 5. kolordu komutanı Atıf Dudakoviç'in direnişiyle, gerekse Türkiye, İran ve Malezya'nın ve Sırbistan'ın aşırı güçlenmesinden rahatsız olan Amerika'nın desteğiyle silah elde ederek Sırpları 1995'te püskürttü. Ancak ülkenin güçli ve bütün olarak ortaya çıkması ABD Dayton'da inzalanan, mağlup Sırplara geniş imtiyazlar veren anlaşmayla olanaksız kılındı.

Dayton mecburen

Yok olmaktan kurtulmuş ülkenin yöneticisi İzetbegović, barışı seçti ve halkın bu dönemde kendini geliştireceğini güçlendireceğini umdu.

Ancak bugün ülke ekonomik krizde. Avrupa bankaları bireysel kredi kartı borcu ve kamusal borçlarla ülkeyi teslim almış durumda. Boşnak gençler kitlesel olarak Avrupa'ya yerleşiyor ve asimile oluyor. Ülkede FETÖ, basında, eğitimde, güvenlikte, yönetimde güçleniyor. Boşnaklar arasında İzetbegoviç'i kötüleyen eski komünistler yaygın.

Bütün bunlara rağmen Bosna için hala ümit var. 1993'te Sırplar başkenti kılıçtan geçirmek üzere son kapıya dayanmıştı. Nice yok olan Balkan Müslümanları arasında Boşnak kardeşlerimiz iyi kötü hala hayattalar ve bir ülkeleri var.

Rahmetli İzetbegoviç'in bunda vesile olduğundan kuşku yok.